Ana Sayfa | Ziyaretçi Defteri | Haber Arşivi | Yayın İlkelerimiz | Önemli Linkler | İletişim | Künye | Balıkesirspor | Amatörler'in Dünyası | Gazete Balıkesir


BALIKESİR REHBERİ

İsmail Ok Sabri Uğur'un yatırımlarına devam edebilir mi?
Hayır, çünkü kaynak bulamaz
Kaynak bulsa da yeterli birikimi yok
Ekibinin yeterli olmadığını düşünüyorum
Kesinlikle daha fazla yatırım yapar
Bekleyip görelim
[Sonuçlar]

BALIKESİRDEKİ
NÖBETÇİ ECZANELER




DÖVİZ SON DURUM

 

 

BALIKESİR GAZETECİLER CEMİYETİ'NİN
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ MESAJI
BAYRAM DEĞİL,
MÜCADELE GÜNÜ

- " YIPRANMA HAKKI GASP EDİLEN GAZETECİLERİN İŞGÜVENCESİ OLMADIĞI GİBİ, YAŞAM GÜVENCESİ DE YOK EDİLDİ"
- " ÖRGÜTSÜZLÜK, ÖZGÜR GAZETECİLİK İÇİN DE BİR TEHDİTTİR"
- "GAZETECİLERİN SUSTURULDUĞU TOPLUMLARDA SOKAKTAKİ İNSAN 'KÖR VE SAĞIR' DEMEKTİR"

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti, 49 yıl önce kazanılan hakkın yitirilmesiyle 10 Ocakların gazeteciler için tarihte kalan dayanışma günü olmaktan başka bir anlam ifade etmediğini hatırlatarak, "10 Ocak bayram günü değil, kaybedilmiş hakların kazanılması yolunda yeniden bir mücadelenin başlatılması gerektiği gün olarak görülmeli ve algılanmalıdır." görüşünü dile getirdi.

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC), 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yayınladığı mesajda, çalışma yeri, zamanı belli olmayan ve fiilen tatil hakkı olmayan tek meslek sahibinin çalışan gazeteciler olduğuna dikkat çekerek, 49 yıl önce kazanılan yıpranma hakkının gasp edilmesiyle basın özgürlüğüne de ciddi bir darbe vurulduğunu savundu.
10 Ocak’ların “basın bayramı” olma özelliğini yitirdiğine dikkat çekilen Cemiyet açıklamasında, kendisinden çok şey beklenen ve fakat kendisine hiçbir hak verilmeyen basın emekçilerinin 49 yıl öncesi gibi bir dayanışma örneği sergilemesi gerektiği kaydedildi.
Demokratik toplumlarda basın özgürlüğünün Anayasal bir hak olmasına karşın, halkın haber alma hakkına aracılık eden gazetecilerin birçok sosyal güvenceden yoksun olarak görev yapmaları yanında her an ölüm korkusu yaşadıkları kaydedilen açıklamada, bunun en somut ve acı örneğinin Bandırma'da yaşandığı hatırlatıldı.
Gazeteciler Cemiyeti açıklamasında şu görüşlere yer verildi:
"10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" nü yine içimiz buruk ve üzüntü içinde karşılıyoruz.
"Kutluyoruz..." diyemiyoruz çünkü, basın emekçileri, 2010'a önceki yıllara göre daha buruk, daha üzüntülü ve "iç karartıcı" bir ortamda girdi.
2010'un ilk günlerinde tablo hem mesleğimiz, hem de geleceğimiz adına hiç de iç acıcı değil.
Cemiyetimizin onurlu bir üyesi olan Cihan Hayırsevener, gerçeklerin kamuoyu tarafından öğrenilmesinden korkan, karanlıklardan beslenen kişi veya kişilerce öldürüldü.
Gazetecilerin işsizlik ve sosyal güvence riskinin yanına birde yaşam riski eklendi.
Yıpranma hakkı elinden alınan gazetecilerin iş güvencesi olmadığı gibi, yaşam güvencesi de yok!
Basın emekçileri, 2010'u daha çok işsizlik ve daha çok hak kaybı ve yaşam riski ile karşıladı.
"Çalışan Gazeteciler Günü" 1961 yılında ilan edilmişti. O tarihte gazetecilerin çalışma haklarında önemli iyileştirmeler getiren 212 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi üzerine, 9 gazete sahibi, yasayı protesto etmek için 3 gün boyunca gazeteleri yayımlamama kararı aldılar. Bu gelişme karşısında, gazeteciler 10 Ocak 1961 günü haklarına ve basın özgürlüğüne sahip çıkmak amacıyla, sendika binası önünde toplanarak Vilayet'e kadar bir yürüyüş yaptılar.
Gazeteciler, patronların boykot kararı karşısında ise Sendika'nın öncülüğünde, ''BASIN'' adıyla kendi gazetelerini 11–12–13 Ocak 1961 tarihlerinde yayımladılar. O tarihten sonra 10 Ocak, "Çalışan Gazeteciler Bayramı" olarak kutlandı. 1971 yılındaki 12 Mart müdahalesinden sonra ise çalışanların hakları ve basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara tepki olarak 10 Ocak, "Bayram" olmaktan çıkarıldı ve "Çalışan Gazeteciler Günü" olarak anılmaya başlandı.
Aradan tam 49 yıl geçti. Basın emekçileri bugün de "bayram" yapamıyor…
"Çalışan Gazeteciler Günü"nü bile kutlayamıyor…
Unutulmamalıdır ki, gazetecilerin olmadığı, özgürce çalıştırılmadığı, yasaklanıp, sansürlendiği toplumlarda, demokrasiden söz etmek gerçekçi değildir.
Gazetecilerin susturulduğu toplumlarda sokaktaki insan "kör ve sağır" demektir.
Ülkemizde her ne kadar ifade özgürlüğünün genişletilmesi için çalışmalar yapılsa da çok sayıda gazeteci yaptıkları haberler, röportajlar ve çektikleri fotoğraf ve görüntüler nedeniyle ölüm tehdidi altında yaşam sürmektedir.
Günümüzde gazetecileri tehdit etmek, tartaklamak, darp etmek ve katletmek adi bir olay gibi görülmeye başlandı.
Çünkü bu ülkede, özgür basından korkulmakta, hak ve halk adına kutsal bir görev üstlenen gazeteciler öldürülmektedir.
İşte bu nedenle hem mesleğimiz, hem can güvenliğimiz, hem de sosyal haklarımızın kazanımı noktasında birlik ve beraberlik içerisinde tıpkı 49 yıl öncesindeki bir mücadelenin içerisinde olmamız gerektiği inancındayız.
Bunun için diyoruz ki, örgütsüzlük, özgür gazetecilik için de bir tehdittir.
Örgütlenme hakkını kullanamayan bir gazetecinin, yasal haklarının uygulanmasını bile talep edemeyen bir gazetecinin, özgürlüğünden söz edilemez.
BALIKESİRLİLER’E ÇAĞRI
10 Ocak Dayanışma Günü vesilesiyle tüm Balıkesirliler’e sık sık yaptığımız çağrıyı bir kez daha yinelemek istiyoruz.
Sevgili Balıkesirliler;
Lütfen yerel medyanıza sahip çıkın; gazetelerinizi satın alın, televizyonlarınızı izleyin, radyolarınızı dinleyin ve olumlu veya olumsuz tepkilerinizi mutlaka medyalarınıza ulaştırın.
Çünkü, yerel gazete okuyan, yerel televizyonu seyreden yaşadığı bölgede neler olup bittiğinden haberdar olursunuz.
Ayrıca medyalarda çalışan, ilkeli yayıncılık doğrultusunda korkusuzca gördüklerini, araştırmalarını yayınlayan arkadaşlarımıza destek olun ki gerçek gazeteciliği yapmayı sürdürebilsinler.
Tüm meslektaşlarımızın “10 Ocak Basın Emekçileri Dayanışma Günü”nü kutlar, basın bayramını gerçek anlamıyla kutlayabileceğimiz günlere elbirliğiyle ulaşabileceğimizi hatırlatmak istiyoruz.”
Vali Arslan,
çalışan gazeteciler
gününü kutladı

- "GAZETECİLER HAK ETTİKLERİ SOSYAL VE EKONOMİK İMKANLARA KAVUŞMALI"
- "GAZETECİLER GÖREVLERİNİ CANLARI PAHASINA DA OLSA BÜYÜK ÖZVERİ İLE YAPAN FEDEKAR İNSANLARDIR."

Balıkesir Valisi Yılmaz Arslan, "10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü" nedeniyle yayınladığı mesajda, gazetecilerin hak ettikleri sosyal ve ekonomik imkanlara kavuşması dileğinde bulundu.
Vali Arslan, Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti'ne gönderdiği mesaj ile Balıkesir ilinde görev yapan yerel ve yaygın medya çalışanlarıyla temsilcilerinin "Gazeteciler Günü"nü kutladı.
Gazetecilerin canlarını ortaya koyarak hakın doğru haber alma adına fekadarca görev yaptıklarını vurgulayan Vali Arslan'ın mesajı şöyle:
"İnsanların tarafsız haber alma özgürlüğünü kullanabilmeleri çalışan gazeteciler sayesinde mümkün olmaktadır.
Gazeteciler; her ortam ve şartta görevlerini canları pahasına da olsa büyük özveri ile yapan, toplumun bilgilendirilmesi, bireylerin aydınlatılması için gecesini gündüzüne katan fekadar insanlardır.
Balıkesir ili genelinde basın-yayın kuruluşlarımızdaki basın çalışanlarının, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Gününü kutluyor, görevi başında şehit düşen gazetecilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazetecilerin hak ettikleri sosyal ve ekonomik imkanlara kavuşması temennisi ile başarılar diliyorum."

Gazetecilerin dayanışması

Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti (BGC) Başkanı Ramazan Demir, gazetecilerin 1961 yılında kazanılan haklarının özellikle muhtıra dönemlerinde tırpanlandığını, bugün ise tamamen gasp edildiğini söyledi.

Balıkesir'de çalışan ulusal ve yerel medya çalışanları 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Balıkesir Gazeteciler Cemiyeti tarafından düzenlenen yemekte bir araya geldi. DSİ 25. Bölge Müdürlüğü'nün 52 Evler Sosyal Tesisleri'nde gerçekleştirilen yemekte konuşan BGC Başkanı Ramazan Demir, gazetecilerin mesleklerine sahip çıkması gerektiğini dile getirdi. 10 Ocak'ları bir gazeteciler bayramı olarak değil dayanışma günü olarak gördüğünü anlatan Demir, "Bugün bizler için artık bir mücadele günüdür. Tıpkı 49 yıl öncesinde kazanılan hakların tekrar kazanılması noktasında bir başlangıç gibi görünmesi gerektiğine inanıyorum. Bu konuda tıpkı 49 önce meslektaşlarımızın verdiği mücadelenin bir benzeri bugün de verilmeli." dedi.
Gazetecilerin yıllardır kazanılan haklarının birer birer ellerinden alındığına dikkat çeken Demir, bu hakların tekrar kazanılması noktasında birlikte hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Basın sektörüne farklı meslek gruplarından insanların girdiğini hatırlatan Demir şöyle devam etti: "Lüften mesleğimizi kimse ile paylaşmayın. Nasıl bir doktor bir avukat mesleğini sizinle paylaşmıyorsa siz de mesleğinizi kimse ile paylaşmayın. Bugün maalesef birçok meslek grubundan insanlar gazeteciyİm diye piyasada dolaşıyor. Ancak gazetecilikle ilgisi yok. Bir gazeteci nasıl doktorluk ya da avukatlık yapamıyorsa gazetecilik mesleğini de sadece gazetecilere bırakmak gerekir."

BELEDİYE'DEN GAZETECİLERİ 10 OCAK JESTİ

Belediye Başkanı İsmail Ok, yerel medya mensupları onuruna verdiği yemekte yaptığı konuşmada; mesleğini, zor şartlar altında, dürüstlük ve tarafsızlık ilkesi ve kamuoyuna karşı sorumluluk duygusu ile yerine getirmeye çalışan gazetecilerin her türlü övgüyü ve takdiri hak ettiğini söyledi.
10 Ocak Pazar akşamı, Belediye yemekhanesinde verilen yemeğe, şehir merkezinde yayın yapan gazete, radyo, televizyon ve haber ajanslarının çalışanlarıyla temsilcileri katıldı. Başkan Yardımcıları Yusuf Özenç, Argun Atıcı ve Tuna Aktürk`ün de hazır bulunduğu yemekte tek tek bütün medya mensuplarıyla el sıkışan Başkan Ok, basın çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarını güvence altına alan 212 sayılı Basın İş Yasası`nın, 49 yıl önce 10 Ocak 1961`de çıkarılmış bulunduğunu ve 10 Ocak gününün, Çalışan Gazeteciler Günü olarak kabûl edilmiş olduğunu hatırlattı.

Başkan Ok, katılımcı ve çoğulcu çağdaş demokrasilerin temel unsurlarından biri olan basının, demokratik düzenin sağlıklı işlemesini sağlayan en temel dinamiklerden olduğunu vurguladı ve basının demokrasimize katkısının da, kendi çalışma koşullarıyla yakından ilgili olduğunu kaydetti.
Gazetecilerin, her gün, her saat haber, bilgi, fikir ve imaj üreten; toplumun eğilimlerini ve yönelimlerini etkileyip kamuoyu oluşturan son derece önemli bir iş yaptıklarının altını çizen Ok, “Pek çok gazeteci, zor şartlara rağmen mesleğini, dürüstlük ve tarafsızlık ilkesi içinde, kamuoyuna karşı sorumluluk duygusu ile yerine getirmeye çalışmaktadır. Özellikle taşrada, yerel medyada faaliyetlerini sürdüren gazeteler, televizyonlar ve ajanslar, hem çalışanlar, hem de işverenler olarak büyük bir fedakarlık içerisinde görevlerini ifa etmektedir” dedi.
Gazetecilerin çalışma şartlarının daha da iyileştirilmesi, haber verme ve haber alma özgürlüğünü kısıtlayan engellerin ortadan kaldırılması, hak ve özgürlüklerin çağdaş standartlara kavuşturulmasının büyük bir gereklilik olduğunu dile getiren Ok, bunun yapılmasıyla basınımızı daha da güçlü olacağını ifade etti. Ok, ayrıca bu yöndeki çabaların sıklaştırılması ve desteklenmesine de işaret etti.
Başkan Ok, sözlerini şöyle tamamladı: “Her türlü zor şartlara ve sıkıntılara rağmen görevlerini başarıyla yürütmeye çalışan siz değerli basın mensuplarının çalışmalarını övgü ve takdirle karşıladığımı belirtmek istiyorum. Hak ettiğiniz çalışma standartlarına ve daha da gelişmiş ekonomik ve sosyal haklara kavuşmanız temennisiyle Çalışan Gazeteciler Günü`nüzü kutluyor, hepinizi yeniden saygılarımla selamlıyorum.”
Konuşmanın ardından yemek, çok sayıda medya mensubunun, Belediye Konservatuarı`na bağlı bir grubun canlı müzik eşliğinde karşılıklı sohbetiyle devam etti.







BU PROJENİN BÜTÜN HAKLARI ajans10.com TARAFINDAN SAKLI OLUP, İÇERİĞİNDE YER ALAN TÜM HABER ,FOTOĞRAF VE BENZERİ DÖKÜMANLAR
KAYNAK GÖSTERİLMEDEN YAZILI VE GÖRSEL MEDYA KURULUŞLARI TARAFINDAN KULLANILAMAZ.AKSİ HALDE YASAL İŞLEM YAPILIR.
2009 © Copyright ajans10.com Her Hakkı Saklıdır.